Sarı sendika olarak adlandırılan ve siyasetle iç içe geçtiği için memurun ve emeklinin hakkını korumaktan ziyade sendikacılık alanından uzaklaşarak siyasi dille açıklama yapmayı kendisine görev addeden Memur Sen Genel Başkanı son açıklamasında, “Yiğit düştüğü yerden kalkar. Anadolu, 100 yıllık narkozdan uyanıyor. Yeni bir diriliş, yeni bir uyanış hamlesi yaşıyoruz. İradesi örselenmiş, tarihiyle bağı kesilmiş eski Türkiye yok artık. Yüklerinden kurtulan bir Türkiye var.” ifadeleriyle Cumhuriyet’e, ATATÜRK ve silah arkadaşlarına ve onurla mücadelesini verdiğimiz Kurtuluş Savaşı’nda şehit düşen binlerce vatan evladının ruhlarını incitmiştir.
Yetkili sendika ve Konfederasyon Genel Başkanı olarak, yoksulluk sınırı altında maaş alan, alım gücü düştüğü için temel ihtiyaçlarını ertelemek zorunda kalan memur ve memur emeklilerinin haklarını koruması gereken Ali Yalçın, 14 senedir yetkili Konfederasyon olarak oturduğu masada memur ve memur emeklilerinin yoksullaştırılmasına seyirci kaldığı ve kamu çalışanlarının tepkilerinin odağında olduğu için çaresizlik içinde beceriksizliğinin üstünü örtmeye çalışıyor.
Bir eğitici olmasına rağmen cehaletinin üstünü öz güven ile kapatmaya çalışıyor. İçinde bulunduğu narkozun yarattığı ruh hali ile ne konuştuğunu bilmeyen bir cahil ile karşı karşıyayız.Charles Darwin’in İnsanın İnişi adlı kitabında yazdığı gibi, “Cehalet daha sık bilgi sahibi olmaktan daha fazla güveni besler.”
Sendikacılık alanında düşük performans gösteren Ali Yalçın, dünyayı hizaya sokan, emperyalizmin en güçlü unsurlarına diz çöktürerek “dünya lideri” ünvanlıyla saygı duyulan ATATÜRK’ün sadece 15 senede yaptıklarını anlayamadığı görülmektedir. Cumhuriyet’in kuruluşu ile birlikte Türkiye’yi dünyanın saygı duyduğu bir ülke haline getirmesini muhtemelen içine sindirememiş, vatan topraklarını savunan kahraman vatan evlatlarımızın neden mücadele ederek kanını döktüklerini anlayamamış; en önemlisi Cumhuriyet’in kuruluş amacını, kuranların gösterdiği iradeyi ve bu toprakları vatan yapan şehitlerimizin yeteneklerini ve yeterlilik seviyelerini fark edemeyerek bu sefer çizmeyi aşmıştır. Ali Yalçın’ın bu ruh hali, kendisini diğerlerinden daha iyi daha yetenekli ve daha bilgili görmenin psikolojik bir sonucudur.
Yokluk ve yoksulluk içinde emperyalizme diz çöktürerek bu toprakları vatan yapanların, sonra Cumhuriyet’in nimetlerinden yararlanarak bugünlere gelen Ali Yalçın’ın sendikacılığı da tarih bilgisi de ancak bu kadar olabilir. Sarf ettiği sözler, gönül bağı ile bu Cumhuriyet’e bağlı olan insanların kabul edebileceği sözler değildir. Görev yaptığı alanın asıl ve önemli konularını unutarak siyasi anlam çıkarılan ve toplumun geneli tarafından Cumhuriyet dönemine karşı hakaretvari sözler olarak değerlendirilen bu sözleri ile bu ülkeye Sevr’i dayatanlarla aynı düşüncede olduğunu göstermiştir. Ali Yalçın, içinde bulunduğu coğrafyayı henüz tanıyamamış. Önemini ve özelliklerini kavrayamamış olacak ki güzel ülkemizin “100 yıllık narkoz” dan uyandığını söylüyor. Bu anlayış, milletimize Sevr’i dayatanların anlayışıdır.
Ali Yalçın, siyaset yapmayı bırak, kamu çalışanlarının ve emeklilerinin haklarını savun. Senin görevin siyaset yapmak değil, sendikacılık yapmaktır. Senin görevin şakşakçılık değil, tüzüğünde belirtilen; “Üyelerinin ortak ekonomik, sosyal, kültürel, mesleki hak ve menfaatlerini korumayı ve geliştirmeyi; Türkiye'de demokratik, laik, sosyal hukuk devletinin tüm kurum ve kurallarıyla yerleşmesini; temel insan hak ve özgürlüklerinin korunmasını” sağlamaktır. Senin görevin toplumu kutuplaştırmak ve ayrıştırmak değil, kamuda bozulan çalışma barışının yeniden inşasını sağlamaktır. Senin görevin yalan, yanlış bilgilerle toplumun sinir uçlarıyla oynamak değil, bağımsız ve çağdaş Cumhuriyet’in kuruluşu ve onun aydınlattığı yolda ilerleyerek geldiğimiz bugünkü Türkiye Cumhuriyeti’yle yaşadığımız gururu, Cumhuriyet değerleriyle yetişen gençlerimizin öğretmen, doktor, mühendis, Başbakan, Cumhurbaşkanı olarak Devletimizi ve milletimizi yönettiğini anlatmaktır. Senin görevin Cumhuriyet değerlerine saldırmak değil, ona sımsıkı sarılmak olmalıdır.
ANADOLU SAĞLIK SEN olarak, kamu çalışanlarının haklarının koruması ve geliştirilmesi, çalışanlarımızın ve emeklilerimizin rahat, huzurlu ve mutlu bir şekilde, geleceğine güvenle bakarak yaşamalarını sağlamak için çalışması gerekirken Cumhuriyet değerlerine saldıran, içinde bulunduğu ruh haliyle asıl kendisinin “narkoz” halinde olduğunu değerlendirdiğimiz yetkili Konfederasyon Genel Başkanı Ali Yalçın’ı emeğin ve alın terinin hakkını savunmaya davet ediyor, açıklamasında kullandığı ifadeler nedeniyle kendisini şiddetle kınadığımızı kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz. ![]()
Çalışan Sen Konfederasyonu Merkez Yönetim Kurulu Üyesi
Anadolu Sağlık Sen Genel Merkez Yönetim Kurulu
