Anadolu Sağlık Sen Genel Başkanı Necip Taşkın, TÜİK tarafından açıklanan mayıs ayı enflasyonunu ile memur ve memur emeklilerinin enflasyona karşı verdiği yaşam savaşı, ücret ve vergilendirmede yaşanan adaletsizlik hakkında çarpıcı açıklamalarda bulundu.  

Enflasyon oranı ne olursa olsun geçim maliyetleri bütçeyi zorluyor.

Öncü veri olarak kabul edilen İTO’nun açıkladığı İstanbul enflasyonunu %1.53, ENAG’ın mayıs ayı %2.16 yıllık enflasyonu ise %53.13 açıklamasının ardından TÜİK’in açıkladığı enflasyon oranının %1.71, yıllık enflasyonun %32.61 olduğuna dikkat çeken Taşkın, açıklanan enflasyon oranı ne olursa olsun memur ve memur emeklilerinin geçim maliyetlerinin bütçeyi zorlayacağını, Toplu Sözleşmeden gelecek olan %7’lik maaş zam oranının insanca yaşamaya yetmeyeceğine vurgu yaptı.

Maaş artışı, fiyat artışlarını karşılamakta yetersiz kalıyor.

Enflasyonun yükselişini sürdürdüğünü ve mevcut ekonomik koşullarda memur ve memur emeklilerine yapılacak artışın fiyat artışlarını karşılamakta yetersiz kalacağının altını çizen Taşkın, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“İTO, ENAG ve TÜİK’in açıklamaları dikkate alındığında net olarak şunu söyleyebiliriz; enflasyon durmuyor, yükselişini sürdürüyor. Dar ve sabit gelirli memur ve memur emeklilerine yılın ikinci altı ayında yapılacak olan %7’lik maaş artışı da satın alma gücünün sağlanmasında yetersiz kalacaktır. Memur ve memur emeklilerini Toplu Sözleşme garabetiyle karşı karşıya bırakarak yoksullaşmasına seyirci kalanlar bilmelidir ki gerçekleşen enflasyon oranına göre bir artış yapılsa dahi artık yeterli olmayacaktır.

Memur ve memur emeklileri için verilen sözler tutulmalıdır.

Gelirleri enflasyon karşısında eriyen ve alım gücü düşen memur ve memur emeklileri refah payı, iyileştirme ve seyyanen zam bekliyor olsa da SSK ve BAĞ KUR emeklilerinin alacağı enflasyon farkına ulaşamıyor. Memur ve memur emeklileri için tablo çok kötü! 5 aylık enflasyon farkı %5.04 oldu. Bu da gösteriyor ki memur ve memur emeklilerinin enflasyon farkı, TÜİK’in açıkladığı enflasyonun altında kaldı. Geliri hızla eriyen ve alım gücü düşen memur ve memur emeklilerine enflasyon farkı her ay maaşa yansıtılarak telafi edilmelidir. Memur ve memur emeklilerine refah payı, maaşlarda iyileştirme ve seyyanen zam artık zorunlu oldu. Diğer yandan söz verildiği halde verilmeyen kira yardımı ve Büyükşehir tazminatı memurlar için ciddi bir cankurtaran simidi olarak hayallerde kaldı!

Memur ve memur emeklileri açlığa ve yoksulluğa mahkûm ediliyor.

Enflasyonla mücadele kapsamında memur ve memur emeklileri enflasyona ezdiriliyor. Temmuz ayında verilecek olan enflasyon farkı zam değil, mali kaybın bir telafisidir. Toplu Sözleşme nedeniyle memur ve memur emeklilerinin alacağı zam oranı SSK VE BAĞ KUR emeklilerinin alacağı oranının gerisinde kalacaktır. Bu, zaten dengeli, sağlıklı ve yeterli beslenemeyen memur ve memur emeklilerinin açlığa ve yoksulluğa mahkûm edilmesinden başka bir şey değildir. Mayıs ayında gıda fiyatları %1.70 arttı. 2026 Ocak ayından bugüne kadar gıdadaki fiyat artışı %16.69 artarken, açlık sınırı 35.174 TL, yoksulluk sınırı ise 114.576 TL’ye yükseldi. Çalışan bir kişinin bile yaşamı 45.488,25 TL’ye çıkmışken kira, elektrik, su, doğal gaz, ulaşım, sağlık, eğitim ve giyim gibi temel ihtiyaç kalemlerinin bir kısmını ertelemek zorunda kalan memur ve memur emeklilerinin bütçesi erimekle kalmıyor, bunlar, aynı zamanda derin yoksulluğa itiliyor.

Ücret politikaları değiştirilmelidir.

Memur ve memur emeklilerinin Toplu Sözleşmeden gelen oransal artış ve enflasyon farkıyla insan onuruna yaraşır şekilde yaşamaları mümkün değildir. Bunların satın alma gücünün korunması gerekmektedir. Gelir dağılımındaki adaletsizliğin önlenmesi ve her geçen gün derinleşen yoksulluğun azaltılması için ücret politikalarının sosyal ve ekonomik çerçevede ele alınarak adil ve kapsamlı bir değişikliğe gidilmesi gerekmektedir.”  

 

Pin It

  Anadolu Sağlık ve Sosyal Hizmet Çalışanları Sendikası (ANADOLU SAĞLIK SEN) Ankara Merkez Şubesinin 3. Olağan Genel Kurul Toplantısı aşağıda belirtilen gündem maddeleriyle; 26 Haziran 2026 tarihinde Cuma günü Eti Mahallesi, Toros Sokak, Bahar Apt. Kat 3, No: 11/13, Sıhhıye-Çankaya/Ankara adresindeki sendika genel merkez binasında 11.00-15.00 saatleri arasında yapılacaktır. Çoğunluk sağlanamadığı takdirde ikinci toplantı 27 Haziran 2026 tarihinde Cumartesi günü aynı yer ve saatte çoğunluk aranmadan yapılacaktır.

 Tüm üyelerimize ilanen duyurulur. 

   ANKARA MERKEZ ŞUBE
YÖNETİM KURULU

 GÜNDEM

1.Açılış ve yoklama, saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunması,

2. Divan Heyetinin seçimi

3. Protokol konuşmaları

4. Faaliyet raporunun okunması ve ibrası

5. Mali raporun okunması ve ibrası,

6. Bütçenin okunması ve ibrası

7. Şube Yönetim Kurulunun seçimi (Şube Yönetim Kurulu, Denetleme ve Disiplin Kurulu)

8. Üst Kurul delege seçimi

9. Dilek ve temenniler

10. Kapanış

Pin It

Anadolu Sağlık Sen Genel Başkanı Necip Taşkın, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı nedeniyle yayınladığı mesajında gençliğin 19 Mayıs ruhuyla yaşadığını söyledi.

       Vatan topraklarını emperyalizmin boyunduruğundan kurtarmak için Millî Mücadele yıllarında zorlu ve çetin bir direniş gösterildiğini belirten Necip Taşkın, ATATÜRK ve silah arkadaşlarının, vatanın parçalandığı ve imkânsızlıkların zirvede olduğu bir dönemde, esareti reddederek "Ya istiklal ya ölüm!" diyebilme kararlılığını göstermiş ve bu mücadelenin azim, kararlılık ve çetin mücadele ruhunun anlam ve öneminin anlaşılmasını da gençliğe bırakmıştır! Milletin geleceğine yön veren ATATÜRK, kadın, çocuk, genç ve yaşlılarımızın fedakarlığının daima hatırlanması gerektiğini bilerek, bu milletin gençliğine bir vefa olarak da 19 Mayıs ruhunu bırakmıştır.

        Taşkın, ATATÜRK’ün işaret ettiği çağdaş medeniyetler seviyesine yükselebilmemiz için milletimize yol gösteren Ulu Önder’e minnet borçlu olduğumuzun altını çizdi. Bu yolun, özellikle gençliğimizin hedef alması gereken 19 Mayıs ruhu olduğuna dikkat çeken Taşkın, 19 Mayıs ruhunun yaşatılması gerektiğine vurgu yaparak şöyle dedi:  

       “Büyük önderimiz Mustafa kemal ATATÜRK, onurundan ve imanından başka bir şeyi olmayan bir milleti ayağa kaldırarak bağımsızlık mücadelesi verilmesini sağlamıştır. Bu nedenle 19 Mayıs 1919 büyük bir mücadelenin adıdır. 19 Mayıs, mağdur ve mazlum bir milletin yokluk ve yoksulluk içinde hem bağımsızlığı hem namus ve onuru için verdiği mücadelenin başlangıcıdır. Milletimizin istiklal ve bağımsızlığı için destan yazdığı bir dönemin adı olan 19 Mayıs, onurlu mücadelenin sonunda kazanılmış bir zaferin adıdır.

       19 Mayıs 1919 tarihiyle gelen zafer, bu topraklarda yaşayan çeşitli etnik ve kültürel yapıya mensup insanların bir bayrak altında kardeşçe yaşayabilmesini sağlamıştır. Bağımsızlığımızın ve bölünmez bütünlüğümüzün korunmasını, huzur ve güven içinde yaşamamızı temin eden bu tarih, milletin önünü açmıştır.

       Sadece ülkemiz açısından değil, aynı zamanda dünya açısından çok büyük önemi olan 19 Mayıs’ın dünya siyasetine de etkileri olmuştur.  19 Mayıs ile başlayan mücadele, bağımsızlığımızı kazandırmanın yanı sıra ekonomik, kültürel ve tarihi olarak kazanımlar sağlamıştır.

       Bu duygu ve düşüncelerle, 19 Mayıs 1919 Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramını kutluyor, milletimizi ve gençliğimizi bu duygular içinde selamlarken, aziz şehitlerimizi ve ebediyete intikal etmiş olan gazilerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyoruz.“ 

Pin It

Kurumlarda 2026 yılı sendika üye sayımı ve yetkili sendika dönemi başarıyla sonuçlandı. Geçen dönemlerde olduğu gibi bu dönemde de sendikamızı Ankara Üniversitesinde yetkili sendika yapan, sendikamızın büyüyüp gelişmesine katkı sunan; demokratik, laik ve çağdaş sosyal hukuk devleti ilkesinden hareketle, sağlık çalışanlarının ekonomik, sosyal, kültürel ve çalışma hayatında iş haklarının korunması ve geliştirilmesi; Anayasa’da yer alan devletin ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğünün korunması, özgürlüklerin önünün açık, gelir dağılımının adalet ile paylaşıldığı, sosyal devlet olmanın gereksiniminden hareketle çalışanların devlet imkanlarından eşit olarak faydalandırıldığı, daha özgür, müreffeh bir Türkiye hedefi için sendikal mücadelemize destek veren ve 2026 yılında da sendikamızın yüzde elli büyümesini sağlayan, katkı sunan tüm teşkilat temsilcilerimize ve Anadolu Sağlık Sen ailesinin her bir ferdine ayrı ayrı teşekkür ediyoruz.

Bugüne kadar ilkeli, dürüst ve kararlı sendikacılık anlayışımızdan taviz vermeden emin adımlarla ilerledik ve hiçbir siyasi partinin arka bahçesi olmadık. Amacımız ve tüm çabamız, 4688 Sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu ile tüzüğümüzün verdiği yetki çerçevesinde sağlık çalışanlarının haklarını korumak ve gelişmesine katkı sunmak için mücadele ettik.

Vaatlere, baskı ve mobbinge karşı dik duran, kişiliğinden ve değer yargılarından taviz vermeden, makamları elinin tersiyle iterek haklının yanında yer alan her bir üyemiz bizim için değerlidir.

Gücünü üyelerinden alan bir sendika olarak siyasetin değil, çalışanın, haklının sendikası olarak daima hakkı savunacağız. Devletine sadakatle bağlı, milletine sadakatle hizmet eden değerli üyelerimizin her zaman yanında olduk, olmaya da devam edeceğiz.

Unutulmamalıdır ki Anadolu Sağlık Sen varsa çare de vardır.  

Pin It

 

       Anadolu Sağlık Sen Genel Başkanı Necip Taşkın, 26 Mayıs Salı günü başlayacak olan mübarek Kurban Bayramı nedeniyle kutlama mesajı yayınladı.

        Necip Taşkın, Allah’a yaklaşma ve teslimiyet ifade eden Kurban Bayramının yardıma muhtaçlara yardım etmeyi, küslük ve kırgınlıklara son vererek dostlukları yeniden inşa etmeyi, komşularımızı ve akrabalarımızı ziyaret ederek yüzlerimizin gülmesini sağlayacak önemli bir bayram olduğuna dikkat çekti.  

        Kesilecek olan mübarek kurbanlarımızdan sevap beklentilerimizin yanı sıra kimsesizleri ve yoksulları sevindirerek maneviyatımızın gıdasını temin edeceğimize vurgu yapan Taşkın, şunları ifade etti:

        “Bizleri Allah ile buluşturacak olan kurban, ihlâs ve temiz niyet ile ifa edildiği takdirde Cenabı Allah ile aramızdaki engelleri kaldıracak olan bir ibadettir. Bu bayramda küslük ve dargınlıklara son verip, Peygamber Efendimiz ’in buyurduğu gibi davranmamız gerekir. Bu bayramın özüne yakışır şekilde kutlanması gerekir. Bu bayram diğerlerinden farklıdır. Allah, rahmetiyle milletimizi sevindirecektir. Gönül kapıları açılacak, birlik ve beraberliğimiz vücut bulacaktır. Cenabı Allah Celle ve Celalüh, kendisine bağışlanacak olan kurbanların hürmetine dualarımızı kabul, ibadetimizi makbul eyleyerek, tüm temennilerimizi inşallah gerçekleştirecektir.

        Bu mübarek bayramda özellikle aziz şehitlerimizin ailelerinin bayramını en kalbi duygularımla kutluyorum. Kurban, paylaşmaktır. Çaresizleri, fakirleri ve kimsesizleri unutmayalım. Mübarek bayramımızı bayram gibi yaşayalım ve yaşatalım.

        Kurban Bayramının ülkemize hayırlara vesile olmasını temenni ediyor ve milletimizin bu mübarek bayramını kutluyorum. Kurban Bayramının ülkemize barış, huzur ve mutluluk getirmesini, milletimizin birlik ve beraberliğine vesile olmasını Yüce Allah’tan temenni ediyorum.” 

 

 

Pin It

        Dünya Hemşireler Günü nedeniyle basın açıklaması yapan Anadolu Sağlık  Sen Genel Başkanı Necip Taşkın, insan hayatına dokunan Hemşirelik mesleğinin sabır ve özveri isteyen bir meslek dalı olduğuna vurgu yaparak, günümüzde saygınlığı yok edilmiş, ekonomik zorluklarla mücadele eden, mobbinge uğrayan ve şiddete maruz kalarak moral ve motivasyonu düşen, iş verimi olumsuz etkilenen, psikolojik olarak en çok yıpranan ve tükenmişlik sendromu yaşayan insanların icra ettiği bir meslek olduğunu belirterek açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

 

       Hemşirelik mesleği, kendisine yazılı olarak verilen tedavileri uygulamak, hastanın bakımını düzenlemek, denetlemek ve değerlendirmekle görevli ve yetkili sağlık çalışanı, şeklinde tanımlanır. Eskiden “kız kardeş, bacı” da deniyordu. Kendisine kız kardeş gözüyle bakılan insan hem güvenilen hem de korunan insandır; toplumumuzda değişen kültür ve anlayış ne yazık ki bu mesleği yürütenleri ekonomik, sosyal, kültürel ve mesleki olarak yıpratmış ve sorunları perdelenerek çeşitli sorunlarla baş başa bırakmıştır. Buna rağmen bu mesleği icra edenler kendilerinden çok, önce hastasını öncelemektedir.

 

       Personel yetersizliği nedeniyle yoğun emek ve mesai harcayan hemşireler özverili bir şekilde görevlerini yapmalarına rağmen birim amirlerinden ve idarelerden hak ettikleri değeri göremiyorlar. Mobbinge maruz kalabiliyorlar ve sorunların ötelenmesi gibi olumsuzluklar değersiz ve yalnızlık hissine kapılmalarına neden olabiliyor. Hak ettikleri ücreti alamıyorlar. Bu olumsuzluklar üst üste geldiği zaman ruhi ve bedeni olarak yıpratıyor ve çeşitli rahatsızlıkların ortaya çıkmasına neden oluyor. Hemşireler aynı zaman da sosyal birer varlık; eş, anne ve çevresiyle ilişkileri olan bir insan olarak görülmeli… Sürekli nöbette geçen iş hayatının getirdiği zorluklar ve kadın olarak üzerine yüklenen ağır sorumluluk hemşireleri olumsuz etkileyerek moral ve motivasyonlarını bozuyor. Mesleğin saygınlığı yeniden kazandırılmalıdır. Hemşirelikte branşlaşma, karmaşık sağlık ihtiyaçlarına yönelik yüksek uzmanlık bilgisi gerektiren; yoğun bakım, onkoloji, diyaliz ve acil gibi alanlarda hasta güvenliği ve bakım kalitesi için stratejik bir zorunluluktur. Özellikle kritik hastaların takibinde branşlaşmaya önem verilmelidir. Ameliyathane, pediatrik, psikiyatrik, jinekoloji ve obstetrik, prematüre ve yeni doğan, diyaliz gibi alanlarda hemşireliğin branşlaşması hem mesleğin gelişmesi hem de hasta sağlığı açısından önemlidir. Bu nedenle hemşirelikte branşlaşmaya önem verilmelidir. Diğer yandan sertifikalı hemşirelerin teşvik ödemeleri artırılmalı ve ekonomik olarak desteklenmelidir.  Yüksek lisans programını tamamlayıp uzman hemşire olanların özlük ve mali haklarında iyileştirme yapılmalıdır.

 

       Bu duygu ve düşüncelerle, kıymetli hemşirelerimizin 12 Mayıs Dünya Hemşireler Gününü samimi duygularımızla kutluyoruz.  Kendilerine sağlık, huzur, mutluluk ve başarılı bir yaşam temenni ediyoruz.”  

      

 

Pin It

Diğer Makaleler...