Anadolu Sağlık Sen Genel Başkanı Necip Taşkın, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından yürütülen karşılıklı yer değiştirme (becayiş) sürecinde yaşanan skandallara çok sert tepki gösterdi. Listenin "güncelleme" bahanesiyle apar topar geri çekilmesini "idari bir fiyasko" olarak nitelendiren Taşkın, "Koltuklarını işgal edenler temel bir süreci bile ellerine yüzlerine bulaştırdı, sistem çökmüştür!" dedi.

Yeni eğitim-öğretim yılının başlamasına ve okulların açılmasına sayılı günler kala, üniversite idari ve sağlık personelinin nakil umutları YÖK’ün "güncelleme" kararıyla bir kez daha ertelendi. Personel Bilgi Sistemi (PBS) üzerinden ilan edilen becayiş listelerinin üniversitelere gönderildikten hemen sonra aniden geri çekilmesine sert tepki gösteren Anadolu Sağlık Sen Genel Başkanı Necip Taşkın, yaptığı yazılı açıklamayla YÖK yönetimini yaylım ateşine tuttu.

"Yönetim Koltuklarını İşgal Edenlerin Ciddiyetsizliği!"

Yayınlanan eski listenin dikkate alınmaması yönündeki kararın tam bir iş bilmezlik olduğunu vurgulayan Genel Başkan Taşkın, şu ifadeleri kullandı:
"Eski listenin çöpe atılması, o koltukları işgal edenlerin temel bir idari süreci bile yönetemediklerinin, açıkça becayişi beceremediklerinin en net göstergesidir. Okulların açılmasına çok kısa bir zaman kalmışken alınan bu ciddiyetsiz karar, binlerce üniversite çalışanını ve ailelerini büyük bir belirsizliğe sürüklemiştir. İnsanların planları altüst edilmiş, binlerce çalışan açıkça mağdur edilmiştir. Koltuklarının sorumluluğunu yerine getiremeyenlerin faturası, bir kez daha gece gündüz demeden emek veren üniversite personeline kesilmiştir."

"Becayiş Çözüm Değil, Akıl Tutulmasıdır!"

Üniversitelerde 657 sayılı kanuna tabii olarak görev yapan Sağlık, Genel İdare, Teknik ve Yardımcı Hizmetler sınıfı personelinin aile birliği ve sağlık mazereti gibi hayati nedenlerle nakil beklediğini hatırlatan Taşkın, geçici çözümlerin sorunu kangrene dönüştürdüğünü belirtti. İkinci kez denenen becayiş sisteminin de tam bir fiyaskoyla sonuçlandığını söyleyen Taşkın, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ne yazık ki YÖK, üniversitelerdeki bu köklü sorunu geçici yöntemlerle geçiştirmeye çalışıyor. Karşılıklı yer değiştirme (becayiş) denilen bu formülle sorunun çözüleceğini sanmak, akıl tutulmasından başka bir şey değildir! Nitekim ikinci kez başvurular alındı ve maalesef sonuç yine hüsran, yine ortada! Üniversite çalışanlarının umutları, hayalleri bir anda yok olup gitti. Eşleşmeler tutarsız, belirsizlik had safhada ve beklentileri karşılamaktan tamamen uzak bir çalışma ile karşı karşıyayız."

"Sistem Çöktü, Tek Çözüm Yönetmelik!"

Genel Başkan Necip Taşkın, üniversite çalışanlarının mağduriyetine son verecek tek somut adımın kalıcı bir mevzuat değişikliği olduğunu belirterek yetkililere acil çağrıda bulundu:
       "Bu köklü sorunun çözümü bellidir ve nettir: Sağlık Bakanlığı Atama ve Nakil Yönetmeliği gibi kalıcı, şeffaf, demokratik, adil ve hukuka uygun bir Üniversiteler Arası Tayin/Nakil Yönetmeliği çıkarılmalıdır. Geçici yöntemlerle yamalanmaya çalışılan bu sistem artık resmen çökmüştür! Bunu yetkililerin anlaması bu kadar zor mu? Sağlık Bakanlığı Atama ve Nakil Yönetmeliği gibi bir yönetmelik çıkarılarak kangren haline gelen bu sorun neden kökten çözülmüyor?" hhhs

Pin It

Anadolu Sağlık Sen Genel Başkanı Necip Taşkın, 30 Ağustos Zafer Bayramı mesajında Büyük Taarruz'un esaret zincirlerini parçalayan bir direniş ve işgalcilere şapka çıkarttıran bir kahramanlık destanı olduğunu vurguladı. Türk milletinin bağımsızlıktan ödün vermeyerek küllerinden yeniden doğduğunu belirten Taşkın, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm şehitleri minnetle anarak ulusun bayramını kutladı.

1919 yılında Birinci Dünya Savaşı sonrasında İtilaf Devletlerinin Mondros Ateşkes Antlaşması’na dayanarak uydurma bahanelerle Anadolu'yu işgale başladığının altını çizen Taşkın, ordunun elinden cephanesi alınarak teslim olmaya zorlandığına dikkat çekti.          
       Genel Başkan Necip Taşkın, açıklamasında şunları ifade etti:

“Millet olarak, bizim için anlamlı ve tarihi bir gündür. İşgallere karşı Kuvayi Milliye Hareketini başlatarak millet olma bilincinin gelişmesini sağladı. Milletin önünde iki seçenek bulunuyordu; ya teslim olunacak ya da yok olmak üzere olan bir ülkenin ayağa kalkması sağlanarak küllerinden yeniden doğacaktı! Topraklarımıza saldıran düşman devletler, kazanacağımıza inanmadıkları bu zafer karşısında şapka çıkarmışlardır. Bütün dünya liderleri bu zaferden saygı ile söz etmek zorunda kalmıştır.

104. yıldönümünü kutlayacağımız bu zaferi millete yaşatan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e, onun silah arkadaşlarına, kahraman Mehmetçiklerimize minnet ve şükran borçluyuz. Aziz şehitlerimizin ruhları şad olsun. Allah Celle ve Celalüh mekânlarını cennet eylesin. Bu vesileyle aziz milletimizin 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı kutluyorum.”30 agus 2026

Pin It

Anadolu Sağlık-Sen Genel Başkanı Necip Taşkın, sendikalar arasında sosyal medya üzerinden yürütülen "Hizmeti ilk kim yaptı?" tartışmalarına sert tepki göstererek, "Sosyal medyada sizi övenlerin gazına gelmeyin; enerjinizi polemiğe değil, memurun kronik sorunlarına harcayın" çağrısında bulundu

Anadolu Sağlık ve Sosyal Hizmet Çalışanları Sendikası (Anadolu Sağlık-Sen) Genel Başkanı Necip Taşkın, son dönemde bazı sendika temsilcilerinin sosyal medya mecralarında diğer sendikaların hizmetlerini hedef alan küçümseyici ve alaycı paylaşımlarına yönelik yazılı bir basın açıklaması yaptı.

Taşkın, sendikacılığın bir karalama yarışı değil, çalışanların haklarını koruma ve geliştirme mercii olduğunu vurguladı.

"Hizmeti Küçümsemek Sendikacılık Değildir"

Sendikaların asli görevinin çalışanların hak ve hukukunu korumak olduğunu hatırlatan Genel Başkan Necip Taşkın, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

"Bir sendikanın kendi üyelerine sunduğu idari veya hukuki bir hizmeti, bir başka sendika da kendi üyeleri için hayata geçirebilir. Hukuken ve idari olarak bunda hiçbir engel yoktur. Kendinize hak gördüğünüz bir hizmeti diğer sendikaların da yapmaya hakkı vardır. Başka bir sendikanın icraatını ‘Biz bunu daha önce yapmıştık’ diyerek küçümsemek, alay konusu haline getirmek sendikacılık değildir. Bunun adı hasetliktir, fesatlıktır, kıskançlıktır

"Sosyal Medyanın Gazına Gelmeyin"

Sosyal medyadaki yapay etkileşimlerin sendika yöneticilerini körleştirdiğini belirten Taşkın, sendika temsilcilerine şu sözlerle seslendi: "Hani o sosyal medyadaki paylaşımlarınızın altına destekleyici yorumlar yazanlar var ya; siz, onların gazına gelmeyin! Sağlık çalışanları sendikaların kavgalarından, kendilerini ayrıştıran suni tartışmalardan bıktı. Taban, hak aramada birleşen güçlü bir duruş bekliyor. Sendikal rekabette asıl odak, geçmiş başarıların kıyaslanması değil, çalışanların güncel ve gelecekteki haklarının geliştirilmesidir

"Çözüm Bekleyen Kronik Sorunlar”

Genel Başkan Taşkın, sendikaların enerjilerini polemik üretmek yerine sağlık çalışanlarının çözüm bekleyen kronikleşmiş sorunlarına harcaması gerektiğini belirterek acil çözüm bekleyen başlıkları sıraladı: Maaş da adaletin sağlanması, taban ve teşvik ödemelerindeki dengesizliklerinin hızla giderilmesi. Çalışma Koşulları: Uzun, yoğun ve yorucu nöbet yükünün hafifletilerek çalışma koşullarının iyileştirilmesi, çalışanlar üzerindeki baskı, mobbing ve kayırmacılığın sona erdirilmesi, fiili hizmet süresi (yıpranma payı) zammının adil bir zemine oturtulması, tayin ve atamalarda aile bütünlüğünün korunması, 2008 öncesi ve sonrası işe girenler arasındaki hak kayıplarının sona erdirilmesi, Yardımcı Hizmetler Sınıfı (YHS) uygulamasının tamamen kaldırılması, 3600 ek göstergeden yararlanamayan çalışanların mağduriyetinin çözülmesi, Büyükşehir tazminatı ve kira yardımının hayata geçirilmesi.

"Hizmetler Yarış Unsuru Değil, Standart Olmalı"

Rekabetin her zaman kalite getireceğini ancak karalama çalışmalarının hiçbir yapıya fayda sağlamayacağını ifade eden Anadolu Sağlık-Sen Genel Başkanı Necip Taşkın, açıklamasını şu sözlerle noktaladı:

"Bir sendikanın başlattığı olumlu bir uygulamanın diğer sendikalarca da benimsenmesi tüm sağlık çalışanlarının yararınadır. Neticede; ferdi kaza sigortası, sosyal tesis imkanları veya hukuki destek gibi hizmetlerin tüm sendikalarda karşılık bulması bir rekabet unsuru değil, sektörel bir standart hâline gelmelidir."n taskin

Pin It

       Anadolu Sağlık Sen Genel Başkanı Necip Taşkın, TÜİK’in ağustos ayı enflasyon verilerinin şaşırtmadığını söyledi. Öncü veri kabul edilen İstanbul’un ağustos ayı enflasyonu %1.66, yıllık %34.96 olarak açıklanırken, ENAG, %2.24, yıllık enflasyonun ise %49,03 olarak açıkladı.  TÜİK ise ağustos ayı enflasyon verisini %1,84, yıllık enflasyonu ise %35,51 olarak açıkladı. Açıklanan verilerin ekonomik göstergelere dair farklı bir tablo ortaya koyduğunun altını çizen Taşkın, ağustos ayında açlık sınırının 37.388 TL’ye, yoksulluk sınırının ise 121.786 TL’ye çıktığını, bekâr bir çalışanın aylık yaşama maliyetinin 48.305 TL olduğuna dikkat çekti.

       Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV) tarafından yayımlanan Ağustos 2026 dönemine ilişkin TEPAV Gıda Fiyat Endeksi (TEGE) verilerine dikkat çeken Taşkın, ağustos ayında gıda fiyatları aylık %1,07 artarken, yıllık gıda enflasyonunun %30,9’a ulaştığını belirtti. Memur ve memur emeklisinin sadece mutfak masrafıyla baş etmesinin bile imkânsız hale geldiğini ifade etti.

       Ağustos ayı enflasyon verilerinin memur ve memur emeklilerinin zor şartlar altında yaşamaya çalıştığını bir kez daha gözler önüne serdiğini söyleyen Taşkın; artan yaşam maliyetleri, fahiş kira fiyatları, ulaşım, elektrik, doğalgaz ve durdurulamayan gıda fiyatları karşısında kamu çalışanlarının alım gücünün tamamen eridiğini vurguladı.

"Maaşlar Yüzde 18 Artarken, Gıda, Kiralar ve Ulaşım Katlanarak Büyüyor"

       Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) 2026 yıl sonu enflasyon tahminini %26’dan %28’e yükselttiğini hatırlatan Taşkın, toplu sözleşmedeki zam oranları ile hayatın gerçekleri arasındaki uçurumu şu sözlerle özetledi:

       "8. Dönem Toplu Sözleşme ile memur ve emeklilere 2026 yılı için ilk altı ay %11, ikinci altı ay %7 olmak üzere toplam %18 maaş artışı reva görülmüştür. Bu oran, Merkez Bankası’nın revize ettiği %28’lik iyimser enflasyon beklentisinin bile çok altında kalmıştır. Maaşlara yapılan bu göstermelik artışlar, resmi verilere göre dahi %32’yi aşan tavan kira zam oranları ve peş peşe gelen gıda zamları karşısında daha cebe girmeden buharlaşmıştır. Memurumuz ve emeklimiz, maaşının neredeyse tamamını kira, ulaşım ve gıda gibi en temel ihtiyaçlarına harcamak zorunda bırakılmaktadır."

"Çarşı-Pazar ile Resmi Rakamlar Arasındaki Uçurum Adaletsizliktir"

       Her ay açıklanan resmi enflasyon verilerinin sahadaki yangını yansıtmadığını belirten Necip Taşkın, açıklamasını şöyle sürdürdü:

       "Her ay TÜİK’in açıkladığı enflasyon oranlarını eleştiriyoruz. Çünkü TÜİK’in kâğıt üzerindeki rakamları ile çarşı, pazar, market ve faturalardaki gerçekler birbirini tutmuyor. Elektrik, su, doğalgaz, ulaşım ve fahiş kira artışları bir yana, sadece gıdanın yıllık enflasyonu %30,9 olmuştur. Memur ve memur emeklisinin bu gelirle insanca yaşaması mümkün değildir. Bu tablo, sadece bir geçim sıkıntısı değil, aynı zamanda emekçiye karşı yapılan büyük bir adaletsizliği ve haksızlığı gözler önüne sermektedir."

"Seyyanen Zam, Refah Payı, Kira Yardımı ve Büyükşehir Tazminatı Şarttır!"

       Kamu çalışanlarının insanca yaşayabilmesi için yetkililere acil çağrıda bulunan Anadolu Sağlık Sen Genel Başkanı Necip Taşkın, taleplerini şu şekilde paylaştı:

       "Bu adaletsiz tablonun ortadan kaldırılması için kâğıt üstündeki zam oranlarından vazgeçilmelidir. Maaş artışı gerçek enflasyona göre yapılmalıdır. Kamu çalışanlarının alım gücünü kalıcı olarak koruyacak seyyanen zam ve refah payı uygulaması derhal hayata geçirilmelidir. Özellikle fahiş kira fiyatları altında ezilen memurlarımıza acilen kira yardımı verilmelidir. Büyükşehirlerde görev yapan memurların yaşam maliyetleri göz önünde bulundurularak, hayat pahalılığı farkını kapatacak büyükşehir tazminatı uygulaması bir an önce başlatılmalıdır. Memur ve memur emeklileri, enflasyonun insafına terk edilmemelidir. 8077 TL seyyanen zam kök maaşa yansıtılmalı ve memur emeklilerinin yasal hakkı olan seyyanen zam verilerek mağduriyetleri önlenmelidir. Enflasyon farkı her ay maaşa yansıtılmalıdır. Vergi oranı %15’te sabitlenmeli, vergi dilimi ise geliri koruyacak seviyeye çıkarılmalıdır. " memur yari ac

Pin It

Anadolu Sağlık Sen Genel Başkanı Necip Taşkın, Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliği çerçevesinde uygulanan sözleşme yenileme puanlama sisteminin sahada görev yapan aile hekimleri ile aile sağlığı çalışanlarını (ASM) büyük bir mağduriyetle karşı karşıya bıraktığına dikkat çekerek, Sağlık Bakanlığı'nın EKİP sistemi üzerinden yürütülen "Sözleşme Yenileme İş Kuralları", çalışanların iradesi ve kontrolü dışındaki dış etkenler yüzünden emeğini ve iş güvencesini tehlikeye attığını söyledi.

Puanlamanın sadece tek bir hekim üzerinden yürütülmesinin, sistemdeki en büyük adaletsizlik olduğunun altını çizen Taşkın, Hekimin TUS (Tıpta Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı) kazanarak ayrılması, istifa etmesi veya askere gitmesi durumunda, sistemin puanı otomatik olarak düşürdüğünü, hekimsiz kalan Aile Sağlığı Merkezlerinde (ASM) görev yapan ebe, hemşire ve diğer sağlık çalışanlarının, hiçbir kusurları olmadığı halde bu düşüşten haksız yere etkilendiğini söyledi.

Anadolu Sağlık Sen Genel Başkanı Necip Taşkın, açıklamasında şu hususlara dikkat çekti!

24 Aylık Ortalama ve Karmaşık Kriterler Baskı Yaratıyor

“Sözleşme yenileme puanı, son 24 aya ait ortalama puan üzerinden oluşturulmaktadır. Aşı uygulamaları, bebek-çocuk izlemleri, kanser ve kronik hastalık taramaları gibi birçok kriter her ay yeniden değerlendirilmekte, geçmiş ayların puanlarını dahi geriye dönük etkileyebilmektedir.

Birimlerin bakanlıkça belirlenen 70 puan barajının altında kalması, doğrudan sözleşme yenilenmeme riski doğurmakta ve çalışanlar üzerinde ağır bir psikolojik baskı kurmaktadır.

ASM’nin çeşitli nedenlerle hekimsiz kalması aile sağlığı personelinin suçu değildir. Herhangi bir kusuru ve ihmali bulunmaksızın iradeleri dışında gelişen hekim eksikliği nedeniyle çalışanların puanlarının düşürülmesi hakkaniyet ve adalet ilkeleriyle bağdaşmamaktadır. Aile sağlığı çalışanları görevlerini dikkatli ve özverili şekilde ifa etmelerine rağmen hekim eksikliği nedeniyle çalışanlara yansıtılan puan eksikliği, çalışanların emeğinin değersizleşmesine neden olmakta, moral ve motivasyonunu bozmaktadır. Puanlama sisteminin yapısal sorunundan kaynaklan bu mağduriyet, aynı zamanda çalışanların sözleşme güvencesini tehlikeye düşürmektedir.

Çağrımız ve Talebimizdir!

Sağlık hizmeti bir ekip işidir. Başarı da başarısızlık da tek bir kişiye mal edilemez. Puanlama sistemi kişiye göre değil; hakkaniyetli bir şekilde ekibe ait olmalıdır. ASM’nin hekimsiz kaldığı gerekçesine dayanılarak personelin puanının düşürülmesinde hukuken açıklanabilir bir gerekçe yoktur. 

Anadolu Sağlık Sen olarak, üyelerimizin ve tüm sağlık çalışanlarının haklı mücadelesinin sonuna kadar takipçisi olacağız. Yetkilileri, sahada infial yaratan bu mağduriyete derhal son vermeye ve yönetmeliği adil bir zemine taşımaya davet ediyoruz.” Aile hekimliği

Pin It

 

       Anadolu Sağlık Sen Genel Başkanı Necip Taşkın, 24 Ağustos (bu gece) Pazartesi gecesi idrak edilecek olan Mevlit Kandili nedeniyle bir açıklama yaparak tüm Müslümanların Mevlit Kandilini kutladı.

       Alemlere rahmet olarak gönderilen Peygamber Efendimiz ’in mübarek varlığıyla karanlıkların aydınlandığına dikkat çeken Taşkın, tebrik mesajında şu ifadelere yer verdi:

       “Yüreklerimize erdemli yaşamayı nakış gibi işleyen Hz. Peygamber Efendimiz, yaşantısıyla insanlık için örnek olup yol göstermiştir. Sevgi, saygı, iffet, tevazuu ve bağışlamak gibi insani erdemleri Müslümanlara gösterdi. Faziletli olmanın ve faziletli yaşamanın tohumlarını ekti. İnsanlık, yeryüzünde Peygamber Efendimiz ‘in ahlakı ve şahsiyetini örnek alarak yüceldi. “Ben, güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim” diyen Hz. Muhammed’in insani özellikleri, güzel ahlakı, müminlere ve diğer insanlara karşı çok merhametli oluşu insanlık için örnek oldu. O’nun örnek yaşamı yeryüzünde insanlığa yol gösterdi ve karanlığı aydınlatan bir meşale oldu.  

       Hayatının her anında Allah'a gönülden bağlı olan, O’nun emir ve yasaklarını aşkla yaşamanın, O’nun rızasını her şeyin üstünde görmenin, insana sevgi ve saygı duyguları beslemenin, zulme ve kötülüğe karşı durmanın, doğruluk ve adaletten ayrılmayarak, sabrın, merhametin, alçak gönüllülüğün, kısaca en güzel ahlakın canlı örneği olan Hz. Peygamber’i bu kutlu gecede hatırlamanın önemini anlamalıyız.  

       Âlemlere rahmet olarak gönderilen Peygamberimiz Hz. Muhammed’i bu mübarek gece dolayısıyla büyük bir coşku ile analım. İslam âleminde şefkat, sevgi, hoşgörü, adalet ve huzur ikliminin hâkim olması için dua edelim.

       Öncelikle İslam âleminin Mevlit Kandilini tebrik ediyorum. Bu mübarek gecede Yüce Allah’a açılan ellerimizin İslam âleminin birlik ve beraberliğine, toplumsal birlikteliğimizin güçlenmesine, insanlığın huzur ve saadetine vesile olmasını Allah’tan temenni ediyorum.” mevlid kandili

Pin It

Diğer Makaleler...